Haber Teknik

Geomembranların Projelerdeki Önemi ve Saha Testleri

 

Anıl Aslan
İnşaat Mühendisi
Ürün Teknik Uzmanı

Geomembranlar, yeryüzündeki su, toprak, kimyasallar ve
diğer maddeler gibi çevresel faktörlerden korunmak için
tasarlanmıştır. Bu sayede su kaynaklarının korunmasına ve
çevrenin kirlenmesinin önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca
tesisin güvenli ve sürdürülebilir işleyişinin sağlanmasında
kritik bir rol oynamasının yanı sıra projenin tasarım ve
uygulama aşamalarında da büyük önem taşır.

Geomembranlar, çeşitli malzemelerden yapılabilir. Bunlar
arasında PE (Polietilen), PVC (Polivinil Klorür) EPDM (Eten
Propilen Dien Monomer) ve diğer polimerler bulunur. Geomembranların avantajları arasında, çevre dostu ve geri dönüştürülebilir olmaları, uzun ömürlü olmaları, yüksek darbe dayanımı ve üstün korozyon direnci bulunur. Ayrıca
geomembranlar, kolay bir şekilde şekillendirilebilir ve kurulumu da oldukça kolaydır.

Geomembranların Uygulama Alanları

Geomembranların birçok farklı uygulama alanı vardır. Bunların bazıları şunlardır:

Su Depolama: Su depolama tesisleri, içme suyu, sulama suyu veya endüstriyel su
depolama için kullanılır. Geomembranlar bu alanda su sızdırmazlığı sağlayarak,
suyun kaybedilmesini önler.

Çöp Sahaları: Çöp sahaları, evsel ve endüstriyel atıkların depolanması için
kullanılır. Geomembranlar bu alanlarda çevreye zararlı sıvıların toprağa sızmasını
engelleyerek, atıkların kontrol altında tutulmasını sağlar.

Maden Atıkları Depolama (ADT): Maden atıkları depolama alanları, maden işleme
sırasında ortaya çıkan atıkların depolanması için kullanılır. Geomembranlar, atıkların
yer altı su kaynaklarına sızmasını önleyerek, çevrenin korunmasını sağlar.
Sulama Kanalları: Sulama kanalları, tarım alanlarına su taşımak için kullanılır.
Geomembranlar, suyun sızıntı yaparak kaybedilmesini önleyerek, sulama
verimliliğini arttırır.

Yapay Göletler: Göleti besleyen su kaynaklarının korunması, suyun sızdırmazlığı ve
göletin sürdürülebilirliği için çok önemlidir. Bu göletler, içme, sulama, endüstriyel
ve diğer su ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılır. Yapay göletlerin membranla
kaplanması, su kaybını önleyerek suyun korunmasına yardımcı olur ve göletin
sürdürülebilirliğini artırır.

Havuzlar: Havuzlar, yüzme, su sporları ve endüstriyel uygulamalar için kullanılır.Geomembranlar, havuzun su sızdırmazlığını sağlayarak, suyu muhafaza eder.
Üst Yapıda Kullanımı: Temel membranları; binaların temel kısmına uygulanan su
yalıtım malzemeleridir. Temel membranları, temelin nemden ve su sızıntısından
korunmasına yardımcı olur; yapıyı sudan ve nemden uzak tutarak korozyonu önler
ve yapının ömrünü uzatır.

Çatı membranlar: Çatı yüzeyinin su geçirmezliğini sağlamak için kullanılan
malzemelerdir. Bu malzemeler, çatıların yağmur, kar, don, sıcaklık değişiklikleri,
UV ışınları gibi çevresel faktörlere karşı dayanıklı olmasını sağlar. Ayrıca, çatı
membranları, çatıdan sızan suyun binaların iç kısımlarına girmesini engelleyerek
binaların korunmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak, temel ve çatılarda membran kullanımı, binaların sızdırmazlığı, su
yalıtımı ve nem kontrolü için çok önemlidir. Bu membran malzemeleri, binaların
dayanıklılığını ve uzun ömürlülüğünü artırır.

Saha Testleri

Geomembranların saha testleri, malzemenin dayanıklılığı ve performansının
doğrulanması için yapılır. Bu testler, malzemenin uygulama sırasında çevre
koşullarına ve yüklemelere maruz kaldığı durumları simüle ederken uygulama
alanında kalite kontrolü ve güvenlik sağlar.

Aşağıda, atık sahalarda uygulanan geomembran saha testlerinde kullanılan bazı
yöntemler açıklanmaktadır. Atık sahalarda yapılan testler, genel uygulamaları da
kapsadığından ve daha fazla test içerdiğinden dolayı bu yazımızda odak nokta olarak
ele alınmıştır.

Geomembran uygulamalarında en önemli konuların başında stabil ve sızdırmaz bir
kaynak yapılması gelmektedir. Bu nedenden dolayı sistemin sürekliliğini sağlamak
için hava basıncı veya vakum testi tatbik etmek suretiyle bütün kaynaklar komple
uzunlukları boyunca tahribatsız testlere tabi tutulmalıdır. Bu yapılan testler
sayesinde kaynağın devamlılığı kontrol edilmektedir.

Kaynak Testi: Bu test 2 şekilde yapılmaktadır. İlk yöntem; kullanılacak geomembranın
serilmesi sonrasında dikiş/kaynak yapılmasına geçilmeden hemen önce, yapılacak dikiş/kaynaklarına esas olacak deneyimin kazanılması, her türlü yerel koşullara uyumun sağlanması amacıyla yapılacak deneme kaynaklarının kontrolüdür. Bu kaynaklar asgari olarak sabah ve öğleden sonra birer kez ve ayrıca her elektrik kesintisinden sonra mutlaka yapılmaktadır. Bu, makinenin doğru ayarda olmasının kontrolü açısından önem arz etmektedir.

İkinci yöntem ise sahada yapılan kaynaklardan belirli aralıklarla (150-200 m kaynakta
1 numune) alınacak numuneler üzerinde test gerçekleştirilmesidir. Bu sayede olası değişiklikleri görmek ve kaynak kalitesinin sahanın tamamında aynı olması amaçlanmaktadır.

Alınan numuneler koparma ve kesme gerilmelerine maruz bırakılarak gerilme değerleri minimum değerlerle karşılaştırılıp testi geçip geçmediği saptanmaktadır. Test Değerleri Geosynthetic Institute tarafından yayınlanan GRI Test Method GM19’da verilen kayma direnci için 701 N / 25 mm ve soyulma mukavemeti 530 N / 25 mm değerler alınarak değerlendirilir.

Hava Testi: Bu test, Geomembran dikişleri arasında bulunan hava kanalının belli bir
süre boyunca basınca tabi tutularak sızdırmazlığının kontrolünün sağlandığı testtir.

Bu test için gereken malzemeler:

• 2,14-6,00 bar basınç oluşturacak ve tutabilecek manometresi olan bir hava
pompası.
• Sistemin tamamı yüksek basınç dayanımında olan, emniyetli iğnesi bulunan,
manometre monte edilmiş hava iğnesi
• CE onaylı kalibre edilmiş hava itme cihazı/ kompresör
• Kronometre

Hava testi alınacak kaynakların (dikişlerin) her iki tarafı ekstrüzyon makinesi ile
körlenir (kapatılır). Körlenen yere bir taraftan pompa ile aşağıda verilen tablodaki
basınç değerleri kadar hava basılır ve en az 5 dakika beklenerek içerdeki hava
basıncının düşüp düşmediği izlenir. Hava basıncında aşağıdaki tabloda izin verilen
değerlerin üzerinde düşme olması durumunda hava kanalında kaçak olduğuna karar verilir. Kaçak olduğuna karar verilmesi durumunda ise dikiş boyu düşürülerek (azaltılarak) tekrar hava testine tabi tutulur. Testler azalan aralıklar şeklinde devam eder ve problemli bölge (kaçak yapan kesim) tespit edilir. Böylece tespit edilen kesimin tadilat tekniğine uygun olarak ekstrüzyon ve/veya yama ile onarımları sağlanmaktadır.

2021 DSİ Teknik Şartnamesi Çizelge 6. 2 Hava Basıncı Deneyi İçin Basınç Değerleri

Vakum Testi: Vakum fanusu içerisine negatif basınç uygulanmak suretiyle yapılan, ekstrüzyon kaynağının sızdırmaz olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan testtir.Sahada geomembran serilmesi tamamlanan bölgelerde tespit edilen (istenmeyen veya ön görülmeyen nedenlerden kaynaklı) hasarların ekstrüzyon ve/veya yama ile yapılan bütün onarımların Vakum Testi ile sızdırmazlığının kontrol edilmesi gerekmektedir.

 

 

 

 

Vakum kutusu; sağlam bir kabin, şeffaf izleme penceresi, alt kısmına monte edilmiş
yumuşak bir lastik conta ve motordan oluşmaktadır. Ayrıca kova, geniş bir fırça, köpük
yardımı ile test yapılmaktadır. Test yapılmadan önce bindirme fazlalıkların kesilmesi
daha sağlıklı test yapılmasına olanak sağlamaktadır.

Vakum Testinin aşamaları şu şekildedir: Kontrolü yapılacak alan köpüklü su ile
ıslatılır. Vakum cihazı ıslatılan kısmın üzerine yerleştirilir. Vakum motoru çalıştırılarak
geomembranda min. 0,3 bar basınç ile vakum oluşturulur. Yaklaşık 15 sn. süre ile
vakum camından köpüklü suda kabarcıkların varlığı araştırılarak geomembran
incelenir. Köpükler vasıtasıyla kaçağın olup olmadığı tespit edilir. Vakum testlerinde
kabarcık gözlenen tüm alanlar işaretlenir ve usulüne uygun onarımları yapılması
sağlanır ve onarım sonrası bu noktanın tekrar vakum testine tabi tutulur. Sonucun
uygun olması ile kontrollerin yapılması sağlanmış kabul edilmektedir.

Bütünlük (Integrity) Testi: İmalat tamamlandıktan sonra tüm saha bütünlük testi
yapılarak kontrol edilmektedir. Bu test sonucunda bulunabilecek küçük boyutlu
delikler veya yırtıklar onarılır.

Elektronik test uygulamasında kullanılan malzeme T şeklinde ve 1m. boyunda demir
ve 1m. boyunda 8 mm’lik çapı ile yüzeye değen kısımdan oluşur. Ayrıca testi yapan
kişinin taşımış olduğu elektro manyetik sistem, kablolar yardımıyla dış zemine
bağlanmış durumdadır. Dış zemine bağlı olan kablo ile 12 volt’luk gerilim elde edilir
ve geomembran üzerinde gezerken herhangi bir delik olup olmadığı tespit edilir. Bu
testin amacı, serilmiş olan geomembranda delik, yırtık veya herhangi bir nedenden
dolayı malzemenin kendisinden kaynaklanan olası problemin tespit edilmesidir. Bu
test sonucunda bir olası problem tespit edilirse problemin olduğu bölge işaretlenir.
Tespit edilen bu bölgeye vakum testi yapılarak problemin varlığı vakum testi ile de
anlaşılmaya çalışılır ancak bu test sonucunda problem tespit edilse de edilmese de
sorunlu bölgeye ekstrüzyon ile yama yapılır.

Yapılan tüm testler şartname ve genel uygulama normlarına uygun yapımın kontrol
edilmesi için önem arz etmektedir. Bu sayede daha güvenilir, ekonomik ve uzun
ömürlü yapılar insanlığa kazandırılarak bu yapıların katma değer oluşturması
sağlanacaktır.