İstanbul Teknik’in İhracat Pazarındaki Payı Artmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin geosentetik devi ve geogrid üreticisi İstanbul Teknik’in ihracat hedefleri, payı ve kadrosu artarak büyümeye devam ediyor. Özellikle geosentetik ürünlerinde bölgesinin belirleyici aktörlerinden olan İstanbul Teknik, faaliyet alanlarını ve pazardaki payını
geliştiriyor.

1998 yılında kuruluşunu gerçekleştirdikten kısa bir zaman sonra 1999 yılında ilk ihracatını Dominik Cumhuriyeti’ne gerçekleştiren İstanbul Teknik, 2017 yılı itibariyle dünyanın 54 ülkesine ihracat yapıyor. ForTex Geogrid, CoverEx Dilatasyon Sistemleri ve TeraGrip Soyulma Önleyiciler ihracat pazarının lokomotifliğini üstleniyor.

Bunların yanında ürün gamında yer alan diğer ürünler de dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. Ticaret hayatının ilk yıllarında yurtdışında faaliyet gösteren Türk müteahhitlerine satış yapılmasıyla başlanan ihracat çalışmaları, şimdilerde dünyanın dört bir yanındaki yetkili bayiler vasıtasıyla yürütülüyor.

İhracat pazarındaki yükselişi ile ilgili İstanbul Teknik İhracat Müdürü Murat Erbaş şunları söyledi: “İstanbul Teknik olarak özellikle 2010 yılından sonra ihracat hacmimiz büyük bir artış gösterdi ve çok kısa bir sürede 54 ülkeye ürün vermeye başladık.

Bu ivmenin en önemli nedenlerinden biri gittiğimiz her ülkeyi ayrı bir vaka çalışması
olarak ele almamızdır. O ülkenin ihtiyaçlarını tespit eder ve ürün gamımızdan en
uygun ürünleri belirleriz. Ürün gamımızda yoksa da ülke temsilcileri ile görüştükten sonra gereken geliştirmeleri yerine getirir ve müşteriyi elimizden geldiğince memnun ederiz.

Bu yaklaşımı sergilediğiniz zaman da otomatik olarak karşılığını alıyorsunuz. İhracat yaptığımız ülke sayısı ve yer aldığımız proje sayısı da arttıkça ihracat ekibimiz de büyüdü. Şu anda; İngilizce, Arapça, İspanyolca, Fransızca, Galce, Özbekçe ve Rusça konuşabilen bir ekibimiz var. Bu sayede de her ülkeye kendi lisanında hizmet sağlayabiliyoruz.

Satış ekibimiz müşterilerimizin gördüğü vitrinimiz. Bunun arka planında ise üretimden, lojistiğe kadar müşteri memnuniyeti odaklı çalışan büyük bir ekibe sahibiz. Bu ekip de geceli gündüzlü müşterilerimizin ihtiyaçlarını gidermek için özveriyle hizmet veriyor. İşte bahsettiğim bu ekip sayesinde majör boyuttaki altyapı ve üstyapı projelerine ürün  verebiliyoruz. Projeler dediğimiz zaman da biraz soyut kalıyor doğrusu. Onun da farkındayım, çünkü piyasadaki herkes ‘projeler’ deyip geçiyor. Bu soyut kelimeyi hangi majör projelerde yer aldığımızı gösteren bir iki somut örnekle dillendirmek daha doğru olacağı kanaatindeyim.

Örneğin; Avustralya’da Perth – Büyük Doğu Otoyolu Projesi, Kore’de Kamu Yönetim Binası yeşil çatı uygulaması, Sudan’da Nil Nehir Mühendisliği Havza Kapasite İnşaat Ağı ve
Hartum Mavi Nil Nehir Set Kesiti, İran’da Tehran BRT Hızlı Otobüs Sistemi’nde
metrobüs hattı, Türkmenistan’da çeşitli köprü ve otoyol işleri yaptık.

Küresel çapta içinde yer aldığımız projeler bu kadarla da sınırlı değil.

Bunlara bir iki eklemek daha yapmak istersek; Ukrayna’da Güriş Odessa 80 MW Rüzgar Enerji Santrali Projesi, Hindistan’da Jammu ve Srinagal şehirlerini birbirine bağlayacak olan Hindistan Ulusal Otoyolu Tüneli, Gana’da Syama Maden Hattı Kurulumu, Kuveyt’te Al Amiri Hastanesi, Gürcistan’da Kutaisi ve Tiblis Havalimanlarının apron ve pist zeminleri güçlendirilmesi ve yenilenmesi ile Bulgaristan’daki Maritsa Iztok Termal Elektrik Tesisi Atık
Kül Sahası Depolama Alanı projelerinde de yer aldık. Bunlar pek tabi içinde yer aldığımız projelerden sadece aklımda kalan birkaçı.

İstanbul Teknik, başta geosentetik ürünleri olmak üzere faaliyet gösterdiği tüm alanlarda bölgenin en önemli aktörlerinden biridir ve bulunduğu sektöre yön vermektedir. Bizim bundan sonraki hedefimiz; bölgesel bazda edindiğimiz bu misyonumuzu küresel pazara taşımaktır.

Şu anda dünyanın beş kıtasında ve 54 ülkesine aktif olarak ihracat yapmaktayız. Bu %100 Türk sermayeli üretici bir firma için büyük bir başarı ve mutluluktur. Belli bir noktadan sonra, iş ticaretten çıkıp milli değerler içeren bir ideale dönüşüyor zaten. Geosentetikler pazarında üretim yapan bir Türk firmasının ürünleri dünya markası oluyor.

Bunu başarabilme yolunda ilerlemek tüm İstanbul Teknik ailesinin ortak hedefidir.
Firmamdaki herkesi tek tek tanıdığım ve bu görüşleri paylaştığını bildiğim için de onlar adına bunları söyleyebiliyorum.”